• DOLAR
    $1.961,83
  • EURO
    $0,4105
  • ALTIN
    $29.073,84
  • BIST
    $67,3
hotmail kaydolma masöz istanbul apk indir
Son dakika haberi: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Seçim Kanunu için dikkat çeken sözler! Baraj yüzde 7 mi olacak?

Son dakika haberi: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Seçim Kanunu için dikkat çeken sözler! Baraj yüzde 7 mi olacak?


Son dakika haberi… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk ziyareti sonrası gazetecilere mühim açıklamalarda bulunmuş oldu. Seçim barajı tartışmalarına değinen Erdoğan, “Bizim yaklaşımımız barajın yüzde 7 olması yönünde” ifadelerini kullandı. Ekonomideki gelişmeler ve dövizdeki dalgalanmayla ilgili de konuşan Erdoğan, “Kademeli şekilde kur da düşecek, faiz de aynı şekilde düşecek” ifadelerini kullandı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar…

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk’a yapmış olduğu ziyaret sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunmuş oldu, sorularını yanıtladı.

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile baş başa ve heyetler arası verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini özetleyen Erdoğan, ikili ilişkilerde son yıllarda kaydedilen mesafeden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

20220118_2_51775816_72652240

Erdoğan, “Stratejik Ortaklık seviyesindeki ilişkilerimizin geliştirilerek yeni alanlara teşmil ettirilmesi hususunda karşılıklı siyasal irademizi teyit ettik. Geçtiğimiz yıl imzaladığımız Ortak Siyasal Bildiri ile tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısını da en kısa zamanda gerçekleştirmek mevzusunda mutabık kaldık. Dışişleri bakanlarımız kendi aralarında görüşmeleri yapacaklar ve sonrasında da biz bu yıl içinde büyük olasılıkla bu toplantımızı gerçekleştireceğiz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak gündemlerinde yer edinen bölgesel meseleler hakkında da düşünce teatisinde bulunduklarına işaret ederek, “İki NATO müttefiki olarak güvenlik boyutlu gelişimleri aramızda değerlendirdik. Arnavutluk’un müdafa endüstri alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması noktasında atabileceğimiz adımları ele aldık. Başbakan Edi Rama ile bilhassa de FETÖ’nün Arnavutluk’taki yapılanmasıyla ortaklaşa mücadelemizi gözden geçirdik.” dedi.

İki ülke arasındaki iş birliğini daha da güçlendirecek çeşitli anlaşmaları akdettiklerini, bu kapsamda 7 anlaşmanın imzalandığını ifade eden Erdoğan, heyette yer edinen bakanların ve ilgili kurum temsilcilerinin de Arnavut muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini bildirdi.

EHTEM BEY CAMİSİ’NE KUR’AN-I KERİM REPLİKASI HEDİYE EDİLDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti vesilesiyle Arnavutluk Meclisine de hitap ettiğini, Arnavutluk’ta 2019’da meydana gelen zelzele sonrasında Laç şehrinde TOKİ tarafınca yaptırılan 522 tane zelzele konutunun teslim törenini de icra ettiklerini söylemiş oldu.

Model daireleri gördüklerini ve bazı evlere konuk olduklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ek olarak, Tiran kent meydanının en güzel noktasında bulunan ecdat yadigarı zamanı Ethem Bey Camisi’nin TİKA tarafınca meydana gelen restorasyon sonrasında tekrardan ibadete açılışına hep beraber şahitlik ettik. Ethem Bey Camisi, Başkent Tiran’da Osmanlı Periyodu’nde inşa edilen sekiz büyük camiden günümüze ulaşan tek zamanı cami olması hasebiyle ayrı bir ehemmiyet taşıyor. TİKA tarafınca 2018 senesinde başlatılan bakım, onarım ve restorasyon emek harcamaları, geçtiğimiz yıl tamamlandı. Namazgah Camii’mizin yanında bu da zamanı bir yapıt olarak güzel bir model teşkil ediyor.”

Başbakan Rama ile Ethem Bey Camisi’ne girdiklerini ve Karahisari’nin Topkapı Sarayı’ndaki Kur’an-ı Kerim’inin bir replikasını buraya hatıra olarak bıraktıklarını aktaran Erdoğan, şu şekilde devam etti:

“İnşallah tüm Arnavutluk’taki Müslüman kardeşlerimiz için bu caminin anlamı da büyük olacaktır. Şimdi Namazgah Camisi’ni de ramazan sonuna kadar yetiştirmeyi hedefliyoruz. O da 3 bin 250 kişilik bir cami. İnşallah güzel bir yapıt meydana geliyor. Onu da Diyanet teşkilatımızın KOMAŞ şirketi yürütüyor. Burada FETÖ meselesinden dolayı bazı sıkıntılar yaşandı. Bu sıkıntılar sebebiyle gecikti. Daha doğrusu işi durdurma noktasına da geldik. Fakat bugün Sayın Edi Rama’nın bizlere verdiği bazı sözler sebebiyle ‘tamam’ dedik. Hayırlısıyla biz işi yükleneceğiz, başlayacağız. Yeter ki öteki sorunları halledelim. Temenni ederiz ki şubat sonuna kadar bunlar bu planı gerçekleştirirlerse ondan sonrasında da esasen biz adımlarımızı yoğun bir halde atacağız.”

“BALKANLAR’DA TÜRKİYE OLARAK VARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Balkan coğrafyasında pek oldukça eseri ihya etmiş olduğu Maarif Vakfının yeni okullar açtığını hatırlatılarak, “Tüm bu faaliyetlerin, kültür, sanat, eğitim alandaki faaliyetlerin üzerine bir adım daha koyma noktasında yeni projeler, yeni anlaşmalar olacak mı? Sözgelimi kasım, aralık ayında Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali yapılmıştı. Bunun bir benzeri Balkan coğrafyasındaki ülkelerle olacak mı?” sorusu üstüne, “Biz istiyoruz ki Balkanlar’da, her Balkan ülkesinde bir adım atalım; buralarda bilhassa de TİKA ile tarihimize haiz çıkalım; kültür ve sanata yönelik de ne gerekiyorsa bu tarz şeyleri biz TİKA ile yürütelim. TİKA, neredeyse Balkan ülkelerinin tamamında şu anda etken. Yoğun bir halde çalışmalarını sürdürüyor. İşte camiler, köprüler ve buna benzer tüm eserlere yönelik emek harcamaları TİKA yoğun şekilde yürütüyor.” karşılığını verdi.

Bir tek Arnavutluk’ta bugüne dek 568 eserin yapıldığını dile getiren Erdoğan, “Bunun haricinde gene Bosna-Hersek olsun, Kosova olsun, Makedonya olsun, buraların hepsinde de, Alevi Bektaşi tekkelerine varıncaya kadar, bu tarz şeyleri oralarda yoğun bir halde yapıyoruz. Hani bazıları konuşuyor ‘mezhep meşrep ayrımı vesaire’ diye. Bu tarz bir olay yok. Bu tarz bir olay olmuş olsa bizim bunlara elimiz değmez. Fakat hepsinde de varız, hepsine de elimizden gelen desteği veriyoruz ve oralarda da bu tarz şeyleri inşa ve ihya ediyoruz. Balkanlar, Türkiyesiz olmaz. Balkanlar’da Türkiye olarak varız.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Edi Rama’nın katılmış olduğu bir toplantıyı hatırlatarak, şunları söylemiş oldu:

“Sayın Edi Rama geçenlerde Bosna Hersek’te son gelişmeler üstüne katılmış olduğu görüşmede ‘Tamam burada tamamımız varız da Türkiye nerede?’ diye sormuş. Diğerlerine ‘Türkiye’nin olmadığı bu şekilde bir toplantıdan hayırlı bir karar çıkmaz’ demiş. Aynı kanaati orada Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Sırp Üyesi Dodik de sergilemiş. ‘Türkiye’nin olmadığı bu şekilde bir görüşmede Birleşmiş Milletler, ABD, İngiltere’den gelenlerle bu iş çözülmez’ demiş. Bu garip bir şey. Bunu doğal daha önceki ziyaretimde, Bosna-Hersek’te hepsinin yanında gene söylemiş oldu. ‘Niçin biz şuradan şuradan arabulucu arıyoruz. Bunu Erdoğan yapsın, Türkiye yapsın’ dedi. Bugün Sırbistan Cumhurbaşkanı Sayın Vucic bizlere geliyor. Sayın Vucic ile Balkanlar’da atılabilecek adımları, Bosna-Hersek konusunu da ele alacağız. Ona da Bosna-Hersek’teki sulh ve istikrarın bölge için taşımış olduğu önemi vurgulayacağım. Biz sorunların çözümünün taraflar içinde daha çok diyalogdan geçtiğine inanıyoruz. İlerleyen süreçte dış ilişkiler trafiğini yoğunlaştıracağız. Türkiye, bugüne dek sergilediği kucaklayıcı ve objektif tutumuyla Bosna-Hersek’teki tüm tarafların ve bölgedeki aktörlerin mevcut mesele bağlamında katkısını aramış olduğu bir ülke olarak, elit konumunu krizin aşılması için devrede tutmaya devam edecektir.”

“SAVAŞI SİYASET TARİHİNDEN SİLİP ATMAMIZ LAZIM”

Ukrayna’daki son gelişmeler hatırlatılarak, “Türkiye, krizin her iki tarafıyla da iyi ilişkilere haiz bir ülke. Sizin, adı arabuluculuk olmasa da bu krizin çözümü mevzusunda taraflarla görüşmeniz söz mevzusu mu? Eğer korkulan olur da Rusya’nın Ukrayna’yı işgali söz mevzusu olursa bir NATO üyesi ülke olarak Türkiye’nin tavrı ne olur?” sorusu üstüne ise Erdoğan, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini gerçekçi bir yaklaşım olarak görmediği karşılığını verdi.

Ukrayna’nın basit bir ülke olmadığını ve kuvvetli bir ülke bulunduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Ek olarak Rusya’nın bu adımı atabilmesi için tüm dünyadaki durumu ve kendi durumunu gözden geçirmesi lazım. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Ukrayna’daydı. Şimdi ben de İlham Bey ile bir konuşacağım. Doğal Sayın Putin’le de bu mevzuları masaya yatırıp konuşmamız lazım. Şundan dolayı bu bölgeler artık savaşı kabullenemez. Bunlar doğru da olmaz. Artık savaşı politika tarihinden silip atmamız lazım. ‘Ben bir yerin topraklarını işgal edeyim, alayım’ mantığıyla bu işler yürümez. İşte mesela Ukrayna’da ne yapmış oldu Rusya? Kırım’a çöktü. Kırım ile ilgili biz daima, Kırım’ın işgaline karşı olduğumuzu Sayın Putin’le yaptığımız her görüşmede kendisine söylüyorum. Dışişleri Bakanlığımız aynı şekilde muhataplarına bu tarz şeyleri söylüyor. Şu demek oluyor ki bu mevzuda bizim politikamız belli.”

Suriye’deki duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Güneyimize bakıyoruz. Suriye’nin ciddi bir kısmında ABD’nın üsleri var. Rusya’nın da üsleri var. Diğer tarafta terör örgütleri, ABD’dan ciddi destek sunar aldı, hala almaya devam ediyor. Şimdi bu tarz şeyleri yok varsaymak mümkün mü? Değil. Bu tarz şeyleri biz Biden’la yaptığımız görüşmelerde sürekli kendisine söyledik. Trump ile yaptığımız görüşmelerde söyledik. Obama ile yaptığımız görüşmelerde söyledik. Hepsine de ‘Siz terör örgütlerini destekliyorsunuz’ diye hep söyledim. Bizim güneyimizde, Suriye’nin kuzeydoğusunda terör örgütlerine binlerce tır tabanca, cephane, her türlü ciddi desteği bunlar verdiler. Nitekim Irak’taki Koalisyon Güçleri olarak, Suriye’deki Koalisyon Güçleri olarak bu işleri yaptılar, hala da hayata geçirmeye devam ediyorlar. ‘Çekildik, çekiliyoruz. Biz burada terör örgütlerine destek vermiyoruz’ diyorlar. Doğru konuşmuyorlar doğal. Aynı şekilde Rusya, oradan çekilmiyor. Şu anda Rusya, Suriye’ye desteği çekmiş olsa Esed’in ayakta duracak hali yok. Esed, şu anda Rusya’dan almış olduğu destekle ayakta duruyor. Malum İran’ın desteği var. Bu şekilde bir durum söz mevzusu. Dileğimiz odur ki bir an ilkin bölgeye barış ve sükun hakim olur ve bunlardan da böylece kurtulmuş oluruz.”

ABD’NİN BORU HATTI PROJESİ

Bir gazetecinin, “ABD’nin, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de İsrail ve Cenup Kıbrıs Rum kesimiyle beraber yürüttüğü boru hattı projesinden desteğini çekmesini iyi mi değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Bu proje esasında olacak bir iş değil. Bunun tüm analizlerini yaptılar, baktılar ki bu işin pozitif olabilecek bir yanı yok. Şu demek oluyor ki maliyet hesapları tutmuyor. ABD tüm adımını esasen kapital üstünde yürüten bir ülke. Bunun maliyet analizleri tutmadığı için de ‘Bu olacak bir iş değil’ diyerek desteğini çekti. Aslına bakarsanız, burada hep konuşulan nedir? Bu iş, Türkiyesiz olmaz. Şundan dolayı eğer buradan Avrupa’ya gaz gidecekse bu sadece Türkiye üstünden olur. Berat Bey, Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde bile İsrailli muhatabı, o süre o teklifle gelmişti. İş bir yere doğru da gidiyordu. Bir ihtimal biz o süre İsrail ile o işi bağlayabilirdik. Peki şimdi bağlama umudu yok mu? Şartlar oturup konuşulur. Şundan dolayı bu işin çıkar analizleri oldukça mühim. Belli bir yere de geldik. İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile görüşmelerimiz oluyor. İsrail Başbakanı Bennett daha değişik düzeyde haberler gönderiyor. Tüm bunlarla birlikte biliyorsunuz ki, geçenlerde İslam Ülkeleri Hahamlar İttifakı Üyelerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul ettim, onlarla görüşmelerimiz oldu. Eğer biz politika yapacaksak politika, kavga dövüşle olmaz. Siyaseti sulh çizgisinde götürmeye mecburuz.”

Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki yaklaşımının belli bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, “Libya ile yaptığımız mutabık olmamız var. Libya ile yaptığımız anlaşmayla beraber işi biz resmi bir metne oturttuk. Bu resmi metin üstünden de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir taraftan dört tane sondaj gemisi, iki tane sismik araştırma gemisi aldık. Bu tarz şeyleri biz boşuna mı aldık? Bunlar Karadeniz’de de çalışacak, Akdeniz’de de çalışacak. Bu konudaki en kuvvetli altyapıya biz haiz olacağız. Onun için de ABD’nın vakası, tamamen ekonomik analizdir. Bu analizler neticesinde gördüler ki buradan bir şey çıkmaz.” diye konuştu.

“İNŞALLAH BU İŞİ 2023’E YETİŞTİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz gazıyla ilgili mühim bir gelişme oldu. O gazı Türkiye’ye taşıyacak borular Filyos Limanı’na geldi. Bu süreç iyi mi aşama kaydediyor?” ve “Gaz 2023’e yetişecek mi?” sorularını ise şu şekilde cevapladı:

“Boru hattı yapımında kullanılacak borular gelmeye başladı. Boruların tamamının ortalama 10 ayrı seferde limana gelmesi planlanıyor. Her bir boru ortalama 12 metre uzunluğunda. Boru hattını deniz tabanına yerleştirme işlemi ortalama 5 ay sürecek. 2022 yılı içinde tüm kuyularda üretim öncesi tamamlama operasyonları yapılacak. İnşallah biz bu işi 2023’e yetiştireceğiz.”

“Yeni bir müjde daha gelir mi?” sorusuna ise Erdoğan, “Bekliyoruz. İnşallah tüm hayalimiz, bakanlığın yapmış olduğu emekler, arkadaşların verdikleri bilgiler, bilhassa sismik araştırma gemilerimizin bizlere verdiği raporlar, hep bu istikamette. Aslına bakarsanız bu işi şu şekilde başarıyla neticelendirdiğimiz süre, ‘ekonomik performans nedir, ne değildir’ diye soranlara inşallah biz oradan ihtiyaç duyulan cevabı verme imkanını yakalamış olacağız.” karşılığını verdi.

“2023 BU ÜLKENİN ADETA İSTİKLAL MÜCADELESİNİN VERİLECEĞİ YIL OLACAK”

“CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, Ulusal Eğitim Bakanlığının önüne giderek ‘Yansız olun, torpil yapmayın’ benzer biçimde bazı açıklamalarda bulunmuştu. Ankara Büyükşehir Belediyesine ise 5 bine yakın CHP ve İYİ Parti kökenli isim alındı. Bir de mülakat oldu, 150 şahıs girdi, 70 şahıs yazılıda 90 almıştı, mülakatta 40 verildi. Yazılıda 40 alanların mülakat puanı da 90’a çıkarıldı. Burada da bir torpil ve iltimas ortaya çıktı. Bu mevzularla ilgili görüşünüz nedir?” sorusu üstüne Erdoğan, şunları söylemiş oldu:

“Bu ülkede kadrolaşmanın kitabını CHP yazmıştır. Bildiğiniz gibi Mehmet Moğultay bu işin en mahir hareket edenlerindendir. Onun ‘CHP’lileri almayacağım da ülkücüleri mi alacağım’ benzer biçimde bir ifadesi de vardır. Bir tek onunla kalmadı doğal olarak. CHP’nin o dönemlerdeki bakanlarının hepsinde aynı uygulama olmuştur. Seyfi Oktay’ına git, aynı şeyi görürsün. Bunların yönettiği belediyelerde de hep aynı şeyi görürsün. Şimdi burada da bunlar aynı bu uygulamayı yürütüyor. Bu yaptıklarını milletimiz görüyor. Bizlere bu aşamada balçık atamazlar. Bunların kadrolaşma yanında beceriksizliklerine de milletimiz hep tanık oldu. Kılıçdaroğlu’nun SSK’nin başlangıcında olduğu dönemde bu millet hastanelerde kan revan içinde kalıyordu, serum şişesi bulamıyordu. Cenk Ay’ın o programında kolu kangren olan o yavrunun halini ben unutamıyorum örneğin. Bu adam bir SSK’yi yönetemedi. Şu anda gelmiş ülkenin yönetimine talip oluyor. Her şeyi A’dan Z’ye yalan. Bozuk zemberek benzer biçimde dönüyor dönüyor aynı yalanı söylüyor.

Burada hakikaten bir bağımsızlık mücadelesini hep birlikte vermemiz lazım. 2023 bu ülkenin adeta bağımsızlık mücadelesinin verileceği yıl olacaktır. Elhamdülillah, milletimiz her şeyin bilincinde. İşte bu hafta Aydın’daydık. Aydın’da halkımızın teveccühünü gördük hamdolsun. Aldığım resmi rakama gore meydanda 30 bin vatandaşımız vardı. Ondan sonrasında Danışma Meclisindeki coşku, coşku da bambaşkaydı. Bunun yanında Adnan Menderes Müzesi’nin açılışını yaptık. Sağ olsun Süleyman Bey’in riyasetinde orada güzel ve varlıklı bir müze yapılmış oldu. Tüm bunlarla birlikte bir coşku, bir coşku artık arazide kendini gösteriyor. İnşallah 2023’te çıkacak netice, birçoğunun herhalde politika sahnesinden silinmesine de vesile olacaktır.”

“DEVLET BEY ‘BU ÇALIŞMA BİZİM İÇİN GEÇERLİDİR’ DEDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasal Partiler ve Seçim Kanunu’nda yapılacak bir değişim gündeme gelmişti. Bilhassa seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesiyle ilgili AK Parti ve MHP içinde bir mutabakata varıldığına dair yorumlar da yapılmıştı. Bu mevzu oldukça merak ediliyordu. Öngörünüz var mı, ne süre Meclis gündemine gelir?” sorusuna karşılık, şu detayları verdi:

“Artık kronolojide gelme süreci başladı. Bildiğiniz gibi, bizlerden Dirimsel Bey’in başkanlığında bir ekip, Milliyetçi Hareket Partisi’nden Feti Bey’in başkanlığında bir ekip çalıştı. Bunun yanında Büyük Birlik Partisi kendi teklifini arkadaşlarımıza göndermişti. Ben, Dirimsel Bey’in Feti Bey’ler ile yapmış olduğu çalışmanın taslak metnini aldım. Bu taslak metni, Devlet Bey ile de paylaştım. Devlet Bey de hakikaten bir nezaket göstermek suretiyle ‘Bu emek verme bizim için geçerlidir’ dedi. Orada bizim yaklaşımımız, barajın yüzde 7 olması yönünde. Onun haricinde dar bölge, daraltılmış bölge vesaire bu tür şeylere girmiyoruz. Hazırlanan, üstünde çalışılmış taslak metin mevzusunda bu hafta yada gelecek hafta dostlar yeniden bir araya gelecekler. Nihai şeklini verip ondan sonrasında işi bitireceğiz.”

“BÖYLE BİR SÖZDE MİLLETVEKİLİNİN PARLAMENTOMUZDA OLMASI BİZİM İÇİN BİR KARA LEKE”

“HDP’li milletvekili Semra Güzel’in terörist giysisiyle terör bataklığında çektirmiş olduğu fotoğraflar gündemin sıcak mevzusu. Mevzuya dair sizin son açıklamanız, dokunulmazlığın kaldırılması yönündeydi. HDP’li vekilin terör geçmişi tartışılırken muhalefetin pozisyonunun nasıl sonuçlanacağı merak mevzusu. CHP’den, ‘Terör ve terörist CHP’nin kırmızı çizgisidir’ açıklaması geldi. Fakat CHP’li Adana İl Başkanı, PKK yöneticiliğinden yargı giymiş bir şahıs olan HDP’li Aysel Tuğluk’un ‘sıhhat sebeplerinden dolayı tahliyesi gerekir’ şeklinde bir konuşma yapmış oldu ki bu da oldukça eleştirildi ve bu bir çelişki olarak görülüyor. Muhalefetin Semra Güzel mevzusunda almış olduğu ve alacağı pozisyona dair yorumunuz ne olur?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Biz kendimizi muhalefete gore dizayn etmiyoruz. Bizim şu anda Cumhur İttifakı olarak tavrımız belli. Sözde milletvekili bu hanımla ilgili ben açıklamamı yaptım. Devlet Bey de aynı şekilde yapmış oldu. İYİ Parti de bununla ilgili galiba ‘Gelirse bizim kanaatimiz budur’ dedi. Bir kez bu şekilde bir sözde milletvekilinin parlamentomuzda olması bizim için bir kara lekedir. Kesinlikle dokunulmazlığının hızlıca kaldırılması gerekiyor. Şundan dolayı orada bitmiyor. Dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonrasında yargı yolu açılmış oluyor. Biz bu mevzunun bilhassa takip edeni olacağız. Bunların haricinde da şu anda hazır olan ortalama 15 fezleke var. Bunların da takibinde olacağız. Bunların da dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ve yargı yolunun açılmasının takip edeni olmaya mecburuz. Şu anda Cumhur İttifakı olarak biz bunların peşindeyiz. Bu mevzuda vatandaşımızın hassasiyetlerini biliyoruz. Parlamentomuzun terörle anılmasını kesinlikle istemiyoruz.”

KUR KORUMALI MEVDUAT

“Yakın iktisat tarihinin en eleştiri günü 20 Aralık 2021 idi. Kur korumalı mevduatta gelinen noktayı tatminkar buluyor musunuz? Bilhassa TL’nin dövize dönüşünü durdurdu fakat dövizden TL’ye geçişi teşvik etmek adına yeni adımlar söz mevzusu mu? Bir de enflasyonla ilgili oldukça mühim bir hamle yaptınız. Geldiği seviyede dar ve durağan(durgun) gelirlilerin enflasyona ezdirilmemesi için hakikaten ezber bozan hamleler var. Fakat bununla beraber enflasyonun bir düşüş trendine ilişkin de bir beklenti yönetmek gerekiyor. Sizce enflasyon ne süre gerçek anlamda toplumun günlük hayatında yaşam pahalılığının azaldığı hissini uyandıracak şekilde bir düşüş eğilimine girer. O mevzuda ne yapacaksınız?” sorusu üstüne Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ilk olarak kur korumalı mevduata yurttaşlarımızın teveccühü bizleri memnun ediyor. Döviz kurlarındaki oynaklığın azalmasından ve istikrarın devamından oldukça memnunuz. Finansal piyasalardaki istikrarın devamına ve TL’ye olan ilginin artmasına yönelik ilave çalışmalarımız sürüyor. Öteki taraftan biliyorsunuz ki benim bir iddiam var; ‘faiz sebep, enflasyon neticedir’. Nitekim de neticesi, kendini gösteriyor. Enflasyon, düşüşe girmiştir, girecektir. Bu bir kez kati. 20 Aralık burada bir dönüm noktası oldu. Enflasyonun gerilemesini beklemek, milletimin hakkıdır, bizim de hedefimizdir ve bunu esasen başaracağız. Fakat faizde de artık düşüşler başladı. Bir ara biliyorsunuz ki 12’ye falan geldi, hatta daha aşağıya da geldi. Sonrasında yeniden bir çıkış yaşandı. Fakat bunu da aşağıya çekeceğiz. Bu da ekonomideki şartlara gore şekillenecek. Şundan dolayı bu o şekilde bir durum ki hep söylediğim benzer biçimde, dere yatağında akar. Burada da aynen bu durumu yakalayacağız. Yavaş yavaş, kademeli bir halde, telaşlı olmadan kur da düşecek, faiz de aynı şekilde düşecek ve 2022 bizim en parlak yılımız olacak inşallah. 2023’e de esasen bu şekilde gireceğiz. Bu enflasyonun da düşüşünü getirir, enflasyon düşecek.”

(AA)

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Kolay para kazanayım derken 70 bin lirasını kaptırdıKolay para kazanayım derken 70 bin lirasını kaptırdı
Türkiye'nin en soğuk ili! Şehirde her şey donduTürkiye’nin en soğuk ili! Şehirde her şey dondu
Siyasette 'Sezen Aksu' polemiği! Siyasette ‘Sezen Aksu’ polemiği!




Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

instagram takipçi satın al